Ataşehir Beşağaç
Anaokulu

Beşağaç, çocukların merakını önemseyen, sakin ve düzenli bir öğrenme ortamı sunar. Dört katlı binamızda her katta yer alan ferah ve aydınlık sınıflar, çocukların rahatça hareket edebileceği ve kendilerini güvende hissedebileceği şekilde tasarlanmıştır. Ataşehir’de yer alan okulumuzda, çocukların okula aidiyet duymalarını önemser; kendilerini rahatça ifade edebilecekleri bir atmosfer oluşturmayı hedefleriz.Sınıflarımız, yaş gruplarına uygun materyallerle donatılmıştır. Hazırlanmış çevre, çocukların kendi seçimlerini yapmalarını ve bağımsız hareket edebilmelerini destekler. Beşağaç’ta çocuklar, öğrenirken aynı zamanda kendilerini tanır ve neye ilgi duyduklarını keşfeder.

Beşağaç Anaokulu binasanın dışarıdan görünümü.
besagac montesori anaokulunun sınıf içnden bir köşe

Beşağaç’ta Öğrenme Ortamı

Beşağaç, 2013 yılında Montessori yaklaşımını temel alarak kurulmuştur. O günden bu yana, öğrenmenin çocuğun içinden gelen merakla başladığına inanırız. Her çocuğun gelişim hızının, ilgi alanlarının ve hazır oluşunun farklı olduğunu bilir; bu farklılıkları öğrenme sürecinin doğal bir parçası olarak görürüz. Çocuklar, bireysel olarak ya da küçük gruplar halinde çalışır. Yetişkinler, çocuğun öğrenme yolculuğuna yön vermekten çok, ona eşlik eder. Bu yaklaşım, çocuğun hem bağımsızlaşmasına hem de kendi sorumluluğunu üstlenmesine yardımcı olur.Net sınırlar ve tutarlı günlük rutinler, çocukların kendilerini güvende hissetmelerini sağlar. Bu güven duygusu, denemeyi, hata yapmayı ve yeniden denemeyi mümkün kılar. Beşağaç’ta öğrenme, acele edilmeden ve çocuğun temposuna saygı duyularak ilerler.

bir montessori sınıfının görüntüsü ve yerleşimi
renkli çubuklarla sayi çalışması yaparken öğrencimiz

Öğrenciler, öğrenmeye yüksek bir motivasyonla yaklaşır; çünkü daha en başından itibaren net bir şekilde belirlenen düzen ve alışkanlıklar, sınıf ortamında güvenli ve istikrarlı bir yapı oluşturur. Bu sayede öğrenme süreci, olumsuz davranışlardan etkilenmeden kesintisiz devam eder. Ortaya çıkan bu olumlu atmosfer, öğrencilerin azimle ve çalışkanlıkla ilerlemelerini sağlarken; gelişen özgüvenleri, karşılaştıkları zorluklar karşısında yılmadan çözüm üretebilmelerine olanak tanır.

Öğrenme Alanları

Montessori günlük yaşam çalışmasında bir çocuk, masayı fırça ile temizleme etkinliği yapıyor.

Günlük Yaşam

Montessori sınıfında, küçük çocuklar genellikle ilk olarak Günlük Yaşam alanına yönelirler çünkü buradaki materyaller onlara en tanıdık gelenlerdir. Günlük Yaşam egzersizleri, temizlik, süpürme, dökme, giyinme, bitki ve hayvan bakımı gibi günlük yaşam deneyimlerinde sıkça karşılaşılan nesneleri ve materyalleri içerir. Günlük Yaşam aktiviteleri, çocuğun koordinasyon, konsantrasyon, kişisel bağımsızlık ve düzen duygusunu geliştirmesine yardımcı olur. Günlük Yaşam egzersizleri sayesinde çocuk, Montessori sınıfındaki daha ileri düzey alanlarda ustalaşmak için gerekli olan özgüven ve dikkati geliştirir

Duyusal Alan

Duyusal alan, çocuğun duyularını eğitmek ve geliştirmek için tasarlanmış materyallerden oluşur. Çocuk, benzerlikleri ve farklılıkları tanımayı, benzer nesneleri ayırt etmeyi ve sınıflandırmayı öğrenir. Görsel duyusuyla boyut, şekil ve renk gibi özellikleri ayırt ederken; dokunsal duyusuyla doku, sıcaklık ve basınç gibi farklılıkları hisseder. İşitsel duyusuyla sesin şiddetini ve tonunu ayırt edebilirken, tat duyusuyla tatlı, ekşi, acı ve tuzlu gibi temel tatları tanır. Koku duyusuyla ise farklı kokuları ve esansları ayırt etmeyi öğrenir.Duyusal egzersizlerin temel amacı, çocuğun gözlem yapmayı öğrenmesi, nesneler arasında karşılaştırmalar yapması, yargılar oluşturması, akıl yürütmesi ve karar vermesi için yönlendirilmesidir.

Montessori matematik etkinliğinde çocuklar, onluk sistem materyalleriyle sayı değerlerini çalışıyor.

Matematik

Montessori, çocuğun zihninin matematiksel olduğuna ve duyuların gelişimiyle kazanılan algısal farkındalığın belirli bir düzene dayandığına inanıyordu. Matematiksel ilkelerin kazanımı, somuttan soyuta ve basitten karmaşığa doğru mantıklı bir şekilde gelişen bir süreç olarak görülür. Montessori Matematiği, çocukların sayılar, basamak değeri, toplama, çıkarma gibi temel işlemleri öğrenmesini içerir. Bu süreçte, çocuklar 9999'a kadar olan sayıları kullanarak matematiksel kavramları somut materyaller aracılığıyla keşfeder ve zamanla soyut düşünme becerilerini geliştirir.

Montessori etkinliğinde bir çocuk, kum tepsisi üzerinde harf çalışması yapıyor.

Dil

Çocuklar kendilerini ifade etmeyi öğrenirler. Onlara sunulan özgürlük, akranları ve yetişkinlerle iletişim kurmaları için birçok fırsat yaratır. Gerçek deneyimlere dayalı kelime dağarcığının geliştirilmesine ve okuma-yazma için gerekli erken hazırlıklara özellikle önem verilir. Bu süreç, çocukların dili doğal bir şekilde öğrenmelerini ve iletişim becerilerini güçlendirmelerini sağlar.

Kozmik

Çocuklar kendilerini ifade etmeyi öğrenirler. Onlara sunulan özgürlük, akranları ve yetişkinlerle iletişim kurmaları için birçok fırsat yaratır. Gerçek deneyimlere dayalı kelime dağarcığının geliştirilmesine ve okuma-yazma için gerekli erken hazırlıklara özellikle önem verilir. Bu süreç, çocukların dili doğal bir şekilde öğrenmelerini ve iletişim becerilerini güçlendirmelerini sağlar.

Bazı Sıkça Sorulan Sorular

Beşağaç nasıl bir okul?

arrow_downward

Dünyada eğitimin nasıl daha iyi hâle getirilebileceğine dair tartışmalar uzun yıllardır sürmektedir. Her ne kadar bu sorgulama bugün daha çok bizim kuşağımızın sorumluluğu gibi görünse de, insanın ve öğrenmenin doğasına uygun eğitim modelleri üzerine atılan adımlar dünya genelinde çok daha eskiye dayanmaktadır. Montessori pedagojisi, bu arayışın en köklü ve sonuçları tanımlanmış sistemlerinden biridir.Okulumuz, temelinde Montessori felsefesini benimseyen bir eğitim anlayışıyla yapılandırılmıştır. Bu doğrultuda okulun temel bileşenleri aşağıda özetlenmiştir:

Konsatrasyon

Konsantrasyon, çocuğun gelişiminin temel taşlarından biridir. Çocukların anlamlı işlere derin bir şekilde odaklanabilmesi, öğrenmenin kalıcılığını ve niteliğini doğrudan etkiler. Bu nedenle okulumuzda konsantre çalışma büyük bir özenle desteklenir.Gelişmiş dikkatin ön koşulu ise doğayla temas hâlinde olmaktır. Her mevsim bahçeye çıkabilen, doğayla düzenli ve ritmik bir ilişki kurabilen çocuk, içsel olarak dengeye gelir ve çalışmaya daha kolay odaklanır. Doğa, çocuğun konsantrasyon kapasitesini besleyen temel unsurlardan biridir.Konsantrasyon çocuklarda oldukça incinebilir bir yapıya sahiptir. Bu nedenle okul akışı, dikkati bölmeyecek şekilde planlanır. Sürekli branş dersleriyle kesintiye uğrayan programlar, çocuğun derinleşme becerisine zarar verebilir. Bir çocuğun başladığı işi tamamlayabilmesi, Montessori yaklaşımında büyük bir değer taşır.Dikkatin korunmasında yetişkinlerin tutumu da belirleyicidir. Sürekli yüksek sesle yönlendirme yapan bir öğretmen, grubun genel konsantrasyonunu olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle öğretmenler uzaktan seslenmek yerine çocuğun yanına giderek iletişim kurar.

Özgürlük ve Sorumluluk

Montessori yaklaşımında özgürlük, sorumlulukla birlikte ele alınır. Çocuklar ve yetişkinler, ancak sorumluluğunu alabildikleri alanlarda gerçek anlamda özgür olabilirler.Bu nedenle çocukların gelişim düzeylerine uygun sorumluluklar onlara devredilir. Bu durum çocukların irade gelişimini destekler ve özgürce davranabilme becerilerini güçlendirir.Anaokulunda çocuklar; hangi işle ilgileneceklerine, bu işi ne kadar süreyle yapacaklarına ve nerede çalışacaklarına kendileri karar verebilirler. Bu özgürlük, yapılandırılmış ve güvenli bir çerçeve içinde sunulur.

Gerçeklik ve Doğa

Çocuklar erken yaşlarda dünyayı keşfetme arzusu ile doludur. Bu nedenle onlara sunulan bilgi ve materyallerin gerçeklikle örtüşmesi büyük önem taşır. Hayvanların orantısal boyutları, kullanılan malzemelerin gerçek materyallerden oluşması ve iletişimde dürüstlük, çocuğun dünyayı doğru bir şekilde anlamasına yardımcı olur.Doğa, çocuğun en temel ihtiyaçlarından biridir. Bir çocukta gelişimsel ya da duygusal bir zorlanma gözlemlendiğinde, şu soru mutlaka değerlendirilmelidir:

Güzellik ve Estetik

Çocuğun bulunduğu çevre güzellik ve estetik duygusu taşımalıdır. Nitelikli ve özenle hazırlanmış bir ortam, çocukta kalite bilincinin gelişmesini destekler. Estetik, Montessori ortamında bir lüks değil; gelişimin doğal bir parçasıdır.

Montessori Materyalleri

Çalışmalar, özel olarak tasarlanmış Montessori materyalleri ile gerçekleştirilir. Bu materyaller, bir kavramın özünü çocuğun somut olarak deneyimleyebilmesine olanak tanır. Çocuk, yalnızca eline alıp deneyimleyebildiği bilgiyi zihinsel olarak haritalandırabilir.Aynı zamanda bu materyaller dönüştürülebilir ve birbirleriyle ilişki kurulabilecek niteliktedir. Somutluk ve ilişkisel yapı, beyinde sinaptik bağlantıların gelişimini destekler.

Düzen

Montessori okullarında güçlü ve tutarlı bir düzen vardır. Çocuk, içsel olarak düzene ihtiyaç duyar. Neyin nerede olduğunun bilgisi, çocuğa güven verir ve çevreye hâkim olmasını sağlar.Düzen; keşfetmeyi, konumlandırmayı ve aidiyet duygusunu birlikte içerir.

Toplumsal Yaşamın Gelişimi

Montessori okulları, sağlıklı bir toplumsal yaşamın temelinin sağlıklı bireylerden geçtiğini kabul eder. Bu nedenle öncelik, “sağlıklı ben”in gelişimidir. Ancak kendisiyle uyumlu bireyler, birlikte yaşamanın gerektirdiği sosyal dengeyi kurabilir.

Okulda bir gün nasıl geçer?

arrow_downward

Okulda çocuklar bizim onlar için hazırladığımız bir ritim ve çevrede büyürler. Ritimden kastettiğimiz akışta ne zaman neyin yapılacağının sabit olmasıdır. Örneğin gün çemberde günaydın ile başlar, montessori çalışma saati ile devam eder, öğle yemeği yenir, bahçeye çıkılır, branş derslerine geçilir, ikindi kahvaltısı yapılır, serbest oyun oynanır ve gün veda çemberinde biter.Her gün bu ritimde yaşadığımız zaman çocuklar onları neyin beklediğini bilir halde olur. Bu da güven içinde olmalarını sağlar. Yedi günlük tekrarlar ritmin temelidir.Çevre çocukların en büyük öğretmeni. Montessori okullarında çok ayrıntı ile hazırlanmış bir çevre tasarımı vardır. Çocukların gelişimi için ihtiyaç duyulan malzemeler eğitmenler tarafından belirli kurallar çerçevesinde hazırlanır.

Çevre tasarımının karşılığı nedir?

arrow_downward

Çevre çocuk tarafından anlaşılır, onlar için hazırlanmış profesyonel malzemeler, sadelik içeriyor mu diye bakarız.Sınıflardaki materyaller günlük yaşam ve duyusal çalışmaların ağırlığı ile başlayan, çocuğu gerçek işlerde tutan, her bir kavramın somutlaştırıldığı özel üretilmiş materyallerdir.

Bir çocuğun gözünden okulun güçlü yönleri nelerdir?

arrow_downward

Çocuklar Beşağac’ a geldikleri an itibaren ilk önce onlara duyduğumuz saygıyı hissederler. Çocuğa saygı okulun temel felsefesi. Bu saygıyı nasıl hissder diyecek olursak çocuk okula geldiği ilk an itibaren kendi alanına saygıyı bulur. Okula geleceği ilk gün yüksek sesle ona doğru giden, ona sürekli bir şeyler yapmayı teklif eden bir öğretmenle karşılaşmaz. Çünkü henüz bizi tanımıyordur çocuk. Tanımadığı kişilerle bir şey yapmasını beklemek gelişime çok uygun bir tutum değildir. Biz ilk önce çocuğa alan tanırız. Bizi kendi gözlem ve deneyimleri ile tanısın isteriz. Kendisi ortamı güvenilir bulduğunda bakışı, duruşu ile sinyaller verecektir. Bizim işimiz de bu sinyalleri takip etmek . Çocuğun güven bariyerini geçip artık bizimle temasa hazır olduğunu bildiğimiz an onunla temasa geçeriz. Bu okulun ilk günlerinde ona sunduğumuz saygıyı tarif ediyorsa da okuldaki bütün yaşam saygı doludur.Örneğin çocukların her türlü duyguyu yaşamasına olanak veren bir okuldur. Bahçede ayağı takılıp düştüğünde ona ‘canın acıdı’ diyip sarılmak çocuğun yaşadığı duyguyu geçiştirmemek, dikkatini dağıtmaya çalışmamak da saygının bir parçası. Çocuklar içlerinden gelen her türlü duyguyu yaşamaya olanak bulur.Çocuklar kendilerini regüle etmek için bazı krizlerin sonunda, ya da daha önceki bir krizi sağaltmak için ağlarlar. Bu duyguda geçiştirilmeye çalışılmaz.Duygularını yaşamaya fırsat buldukça o duyguya takılıp kalmayacaklarını biliyoruz. Bu duyguları yaşayıp geçebilmeleri için onları güçlendiriyoruz. Bu da duyguları geldiği gibi farkedip, yaşamaktan geçiyor.Saygı her adıma işlemiş bir başlık. Çocuk ne kadar yemek yiyeceğine, hangi çalışmayı ne kadar sürede yapacağına, kiminle birlikte olacağına kendisi karar verir.Okulda ‘hayır ‘ demek kültürün önemli bir parçasıdır. Çocukların ‘hayır’ları duyulur. Örneğin bir çalışma teklif ettiğimde hayır diyebilir, kendi aralarında katılmak istemediklere şeylere hayır diyebilirler. Bu durumlara saygı duyulur. Eğitime bakış açımız ‘bütünsel’dir. Onun herhangi bir hayırını duymamamız kişisel sınırlarını oluşturmasını güçleştirir. Yarın bir gün onları istemediği şeylere karşı sınırlarını çizebilen, bedensel ve ruhsal bu sınıra sahip bireyler olarak yetiştirmek bizim temel hedeflerimiz arasında.

Çocuklar ne yapacaklarına kendileri karar veriyorsa ve peki ya hiçbir şey yapmak istemezse?

arrow_downward

Çocuklar yapmak, yapmak ve yapmak üzerine yaşarlar. Yüksek bir öğrenme motivasyonları vardır. Bu nedenle görüntü bir şey yapmamak değil de bunu yapmak istiyorum, bana bunu gösterir misin gibi ifadelerle doludur.Ama örneğin o an yapmak istememiş olabilir. Başka bir gündemi olabilir. Fakat süreklilik arz eden bir durum varsa altında başka ihtiyaçlar vardır ve aileyle görüşme yapılır.

Öğretmenlerin işini nasıl tarif edersiniz?

arrow_downward

Okulumuzda öğretmenlerin en önemli işi çocuğun enerjisini takip etmektir. Okula nasıl geldi, günü geçirirken duygusal dünyası nasıl, grup içinde onu desteklememe ihtiyacı var mı diye her birini gözlemlerim.Çocuğun okuldaki bağlanma figürüyüm. Her koşulda ona olan sevgimin değişmeyeceğini, şefkat dolu olacağımı çocuğa geçirebilmeliyim. Çocuklar bazen bu ilişkiyi sınamak için öğretmenlerin sınırlarını çok zorlayabilir. Öğrenmek istediği onu her koşulda sevip sevmediğimdir. Çocuğun davranışlarına değil onların ihtiyaçlarına odaklanırım.